1 Ekim 2016 Cumartesi

ÇOK BASİT,SADECE DÖRT DİKİŞİ OLAN BEYAZ SALAŞ YELEK

   Çok kumaşı olan ne yapar,deneme yapar,bol bol diker giyer :)) Parçacıda kocaman beyaz kalın penye gibi kumaş buldum,yok yok ben bundan bir şeyler yaparım deyip aldım hepsini, şimdi de bol keseden kesip biçip dikiyorum...
   Geçen yıl hazır bir uzun hırkadan kalıp çıkarmıştım,onun denemesini yaptım ,oldu valla,sadece dört dikişi var hem deee ....
   Kalem etekle denedim oldu
   Pantalonla denedim olduu
   Sergide denedim olduu...
   Kemerle de denedim oldu
   Eeee daha ne olsun
   Eteğini meteğini katlamadım,öylece giydim valla dünya modası öyle diyor,kapatma dikişi yok diyor,serbest bırakın ,hatta püsküllenebilir bile diyor :))))














Bu kumaşları Bursa kumaş pazarından aldım,Nurten sayesinde buldum orayı da :))

 Bu kumaşı da terastaki turkuaz minderlerime kırlent yapayım diye Dekorinyo diye bir siteden aldım,ama sanırım dışarı için kıyamam Fridalara....
 Bu kumaşları da önceden almıştım ,şimdi onlarla çalışıyorum,asker yeşili olanı biçtim,dantel olandan kalem etek olacak,bordodan da uzuunnn salaş bişeyler yapılacak...
    Biliyorsunuz ben de çoğunuz gibi doğal kumaş seviyorum,laylon kumaş istemiyorum,pamuk tarlası görünce dayanamıyorum,onlarla aşk yaşıyorum,onlara şöyle bir dokunup teşekkür ediyorum.Oğlumu İzmire götürürken Söke dolaylarında durduk,fotoğraf için,eşim hiç kırmaz beni sağolsun,oğlum bu da nerden çıktı gibi bir bakış attı tabii,bakma öyle dedim,onlara teşekkür etmeliyim, dedim :)) Annesinin normal olmadığını düşünmüş olabilir
   İYİ HAFTA SONLARIIIII
   NOT:Sergi DEVRİM ERBİL'in resimleri,uzun zamandır Sabancı kültür merkezinde sergileniyordu,gençlerigötürdüm,inanır mısınız önünden geçiyorlar da farkında değiller ama bizim görevimiz de farkındalık yaratmak ne yapalım ...Ama gittikten sonraki hallerini çok seviyorum,nasıl beğendiler,Kosavare var diyor ki: hocam eli öpülecek adammış,olsa da elini öpsem :))) işte böyle...Lütfen çocuklarımıza sanatı sevdirelim

19 Eylül 2016 Pazartesi

HEYECANLI ÖĞRETMENİN İLK DERS GÜNÜ :)

     Merhaba sevgili blog arkadaşlarım,sayfa dostlarım,dikişsever kankalarım  :))) Zor ,zorlu,yıkıcı,üzücü bir yaz tatilini geride bırakırken yine umudumu yitirmek istemedim.(gencecik, çok başarılı rehber öğretmenimizi trafik kazasında kaybettik,ülke olarak yaşadıklarımız ortada....) Gülten Akın'ın bir dizesini kazıdım aklıma ''Karayı kaldırın mavi koyun umudumu yitirmedim''dedim.
    Okulum açılacak ,öğrencilere kavuşacağım diye çook heyecanlıydım,kendime ciciler diktim,bayram çocuğu sevinciyle akşamdan koydum baş ucuma :))
     Yarım şalvar pantolon  ve üzerine bluz diktim.Aslında geçen hafta da aynı modelin farklı rengini dikmiştim deneme olarak, baktım hoşuma gitti ,hemen farklı rengini de diktim.( diğeri ; yeşil pantolon,siyah buluz)

 Bu vizon renkli keçe kumaştan da salaş bir yelek dikeceğim üstüne,o da sonbaharlık olsun,renk uyumunu ,mavilerin içindeki o kahvemsi rengi çok beğendim..
hep şal desen,her zaman şal desen
 Geçen yıllarda pazardan  beş liraya 3xL bir elbise almıştım kumaşını kullanırım diye,işte o kot kumaştan diktim bu bluzu,kollarına renk katmak istedim ,yine evdeki kumaşlardan buldum bu parçayı,yakasına biye yaptım içe döndürecektim ,baktım orda da renk güzel durdu,yarım santim yukarı çıkartarak diktim..


 Kolyelerle biraz daha renk katıp bordoyu tercih ettim,ve özellikle uzun kolyeler kullandım...
 Pantolona üşenmeyip cep de yaptım :))
Ayakkabı da topuklu mu düz mü giysem diye karar verememiştim ,sabah topuklu botları giydim
xxxLarge elbise :)))) neydiiii ne olduuuu



Mutlu mutlu gittim okula,derse girer girmez üç sözcüğü yasakladım,o kadar çok kullanılıyor ki,her cümlenin karşılığı aynen ,aynen ,aynennnn......
ve yine çok önemsediğim fikri hür ,irfanı hür,vicdanı hür nesiller yetiştirebilmek için özgürlüğün anlamı,hiç kimseye biat etmemenin önemi,cumhuriyetin,demokrasinin önemi,okumanın,kendini yetiştirmenin önemi ve daha neler neler.....çok çalışmam gerek çooookkkk

AYNEN
ATIYORUM
ŞAAPTI,ŞEYETTİ
BAŞKA ÖNERİNİZ VARSA HEMMEN YASAKLARIM


25 Ağustos 2016 Perşembe

Yarın farklıdır bugünden, Adı değişir hiç olmazsa. Kara bir suyu Geçiyoruz şimdilerde Basarak yosunlu taşlara. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla.”

   Bugünkü umut dolu şiirimiz Metin Altıok'tan gelsin...Biz sakladığımız umutlarla yolumuza devam edelim :))Aslıya diktiğim kırmızı ceketle burdayım,Kendime de dikmiştim aynı kumaş ve tarzdan hatırlarsınız..





SEVGİYLE KALINN :)

18 Ağustos 2016 Perşembe

“Bütün iyi kitapların sonunda bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda meltemi senden esen soluğu sende olan, yeni bir başlangıç vardır…”

Edip Cansever'in bu güzel dizeleriyle herkese merhaba...
Bol hayalli,bol dikişli,bol huzurlu,sağlıklı bir dönem olsun...
Kendim için bir sürü dikiş planı yaptım ama gerçekleştiremedim ne yazık kii,ye ye ye  kilo da aldım,onun için kendime bir şey dikmeyi erteledim şimdilik,bir süre kendime geleyim dikmeye başlayacağım :) Yeğenime diktim bir elbise ve bir küçük ceket,kendime de önceden diktiğim bir buluzu tamamladım, bol bol da fotoğrafladım ...








Bu da Yalıkavak pazarından çok hoşuma giden bir takıcı,o renkler,modeller öyle güzeldi ki,oualardan kolyeler,küpeler her şeyyyy (kırk yıllık tanışıyor gibiyiz sanki,tarzda delilik olunca böyle oluyor demekki :)
Ben biçki yaparken annem de ben şöyle yapardım ,böyle yapardım diye tarif ediyor....,Daha önce de yazmıştım annem çok yetenekli diye,dikişi kendi kendine öğrenmiş,gözlem yapmış dikilenlerden örnek almış ,biz üç kızına hep diker diker giydirirdi,annemin pratik olarak biçtiği eteklerden komşular kalıp çıkarırdı....
Ben de anneme ben kalıpla dikiyorum cicim dedim :) patron tarif ediyor dedim ona gülüyor annem,nasıl da hoşuma gitti böyle ağız dolusu gülmesi çünkü bu yıl annemi çok mutsuz görmüş üzülmüştüm.Sanki hayattan hiç zevk almıyor gibi bir hali,yalnızlığa çok alışmış gibi bir hali vardı....Onun zihnini canlandırmak için şunu da yapalım ,bunu da yapalım ,sen nasıl yapardın dedim durdum,bol bol fırça da yedim :))) Evet biliyorum gittikçe yaşlanıyorlar ama insanın yaşam enerjisini kaybetmesi korkunç bir şey ....Ruh ve beden sağlığı diliyorum annelere babalara ve herkeseeee :)))
Gününüz güzel olsunnn :))))))

7 Temmuz 2016 Perşembe

HAPPY BAYRAM :))

     Fatma Aliye'nin biyografisini okuduk öğrencilerle (1800'lü yıllarda yaşamış ilk kadın romancımız,devlet adamı Cevdet Paşanın da kızı)
     Çok ilginç bölümler dikkatimizi çekti...Fatma Aliye küçük ,eve gelen yabancı uyruklu hocaya ağlamaklı gözlerle dikkatle bakınca,hoca sorar ''kızım niçin bakıyorsun öyle?'' Fatma Aliye '' Cehennemde yanacaksınız onun için bakıyorum,çünkü siz kafirsiniz'' der....Annesinden gizli gizli Fransızca öğrenir,annesi bunu öğrendiğinde kızı din değiştirmiş kadar üzülür....
     O günlerden bugünlere bir şey değişti mi diye düşünüyorum,ne yazık ki cevabım hayır...Çevremde hala çok cahil,çok sığ düşünen o kadar çok insan var kii,Çünkü okumuyorlar,okumuyorlar,okumuyorlar,okuma yazma da bilmeyen çooook insanımız var ve düşünmüyorlar ve sorgulamıyorlar....
      Sabah sabah nerden bu konuya geldim,benim alt komşum bir Alman(Ursula) .Annesi ile yaşıyordu,annesi 90 yaşlarında,kendisi de 70'li yaşlarda...titiz, temiz,tertipli,çevresine,insanlara ve hayvanlara duyarlı...O gelince mahallenin köpekleri çok rahat eder,çünkü saatiyle onların yiyeceklerini ve içeceklerini verir...
        Bayramda  HAPPY BAYRAM NURAY deyip elime hazırlamış olduğu paketi sıkıştırdı,bir bayram gününde ,ben çocuklar gibi sevindim....Ve ben şöyle dua ederim:Allahım ben ondan razıyım sen de razı ol,kim olduğu farketmez,değil mi ki beni yaratan Allah  yarattı onu da .....


Bahçede uğraşırken,eldiven takmam,bana aldığı bu ikinci eldiven ,mesajını veriyor,eldiven tak,börtü böcek çıkabilir,eline bir şey batabilir :)))özenle sarılmış çikolata,kahve ......  

HERKESİN BAYRAMINI KUTLUYORUM,NİCE BAYRAMLARA SAĞLIKLA MUTLULUKLA ULAŞALIM DİYORUM...

NOT: Niçin bu kadar çok yayın yaptım,çünkü tatile annemin yanına gidiyorum,muhtemelen internetten uzak olacağım,ama paylaşmak için de anı ve güzellik biriktireceğim...Herkese kucak dolusu sevgi ,selam gönderiyorummm,iiyi tatiller,bakın kendinize iyiii

PRATİK,BASİT ŞALVAR DİKİMİ...BEN ÜÇ TANE DİKTİM,GİYDİM ESKİTTİM BİLE :))))

    Ne  zamandır denemek istiyordum,hatta çok oldu biçtim ama bir türlü canım dikmek istememişti,seminerlerin ilk gününde okula farklı bir kıyafetle gitmek istedi canım,hemen kalktım o biçtiğim şalvarı diktim ,giydim gittim,ertesi gün bir daha diktim,sonra bir tane daha diktim,eee kumaş bol ne yaparsın bir şekilde eritilmesi gerek bu kumaşların :)))))













Bir kenarı 140 cm olan kumaşı üçgen şekilde katlıyorsunuz,sonra bel ölçünüze göre beli kesiyorsunz,üçgenin alt iki ucunu da ayaklar için kesiyorsunuz,sonra yanları makinaya çekip,kemerini yapıyorsunuz.Ben kemerde ribana(adını da Mevlüde'den  öğrendim)kullandım,çok daha hoşuma gitti böyle....Şu kumaşın güzelliğine bakar mısınız :)))

NOT:Kapımı da maviye boyadım,malum nemden paslanmış ve kötü görünen bir kapıydı,şimdi yepyeni oldu,ya kırmızı ya mavi yapacaktım,mavide karar kıldım ve hemen harekete geçtim,ama ben boyamadım ,oğluma boyattım,azıcık iş öğrensinler değil mi :) işçilikten memnun kaldım elbette...